escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara porno porno escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort mersin

Mürselât Sûresi Okunuşu ve Meali

Bismillâhirrahmânirrahîm

Vel murselâti urfâ(urfen). (1) Fel âsıfâti asfâ(asfen). (2) Vennâşirâti neşren. (3) Fel fârikâti ferkâ(ferkan). (4) Fel mulkıyâti zikrâ(zikren). (5) Uzren ev nuzrâ(nuzren). (6) İnnemâ tûadûne levâkı’(levâkıun). (7) Fe izen nucûmu tumiset. (8) Ve izes semâu furicet. (9) Ve izel cibâlu nusifet. (10) Ve izer rusulu ukkıtet. (11) Li eyyi yevmin uccilet. (12) Li yevmil fasl(fasli). (13) Ve mâ edrâke mâ yevmul fasl(fasli). (14) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (15) E lem nuhlikil evvelîn(evvelîne). (16) Summe nutbiuhumul âhırîn(âhırîne). (17) Kezâlike nef’alu bil mucrimîn(mucrimîne). (18) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (19) E lem nahlukkum min mâin mehîn(mehînin). (20) Fe cealnâhu fî karârin mekîn(mekînin). (21) İlâ kaderin ma’lûm(ma’lûmin). (22) Fe kadernâ fe ni’mel kâdirûn(kâdirûne). (23) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (24) E lem nec’alil arda kifâtâ(kifâten). (25) Ahyâen ve emvâtâ(emvâten). (26) Ve cealnâ fîhâ revâsiye şâmihâtin ve eskaynâkum mâen furâtâ(furâten). (27) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (28) İntalikû ilâ mâ kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne). (29) İntalikû ilâ zıllin zî selâsi şuâb(şuâbin). (30) Lâ zalîlin ve lâ yugnî minel leheb(lehebi). (31) İnnehâ termî bi şerarin kel kasr(kasri). (32) Ke ennehu cimâletun sufr(sufrun). (33) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (34) Hâzâ yevmu lâ yentıkûn(yentıkûne). (35) Ve lâ yu’zenu lehum fe ya’tezirûn(ya’tezirûne). (36) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (37) Hâzâ yevmul fasl(fasli), cema’nâkum vel evvelîn(evvelîne). (38) Fe in kâne lekum keydun fe kîdûn(kîdûni). (39) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (40) İnnel muttekîne fî zılâlin ve uyûn(uyûnin). (41) Ve fevâkihe mimmâ yeştehûn(yeştehûne). (42) Kulû veşrebû henîen bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne). (43) İnnâ kezâlike neczîl muhsinîn(muhsinîne). (44) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (45) Kulû ve temetteû kalîlen innekum mucrimûn(mucrimûne). (46) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (47) Ve izâ kîle lehumurkeû lâ yerkeûn(yerkeûne). (48) Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne). (49) Fe bi eyyi hadîsin ba’dehu yu’minûn(yu’minûne). (50)

Sadakallahu’l Azim

Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla

Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir. ﴾1-7﴿ Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman, ﴾8﴿ Gök yarıldığı zaman, ﴾9﴿ Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, ﴾10﴿ Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir). ﴾11﴿ (Bu) hangi güne ertelenmiştir? ﴾12﴿ Hüküm ve ayırım gününe. ﴾13﴿ Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin. ﴾14﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾15﴿ Biz öncekileri helak etmedik mi? ﴾16﴿ Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız. ﴾17﴿ Biz suçlulara işte böyle yaparız. ﴾18﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾19﴿ Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı? ﴾20﴿ Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk. ﴾21-22﴿ Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz! ﴾23﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾24﴿ Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı? ﴾25-26﴿ Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi? ﴾27﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾28﴿ Onlara şöyle denecek: “Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin.” ﴾29﴿ “Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.” ﴾30-31﴿ Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar. ﴾32﴿ Bunlar sanki birer kızıl devedir. ﴾33﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾34﴿ Bu, konuşamayacakları gündür. ﴾35﴿ Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler. ﴾36﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾37﴿ Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır. ﴾38﴿ Eğer bir tuzağınız varsa haydi bana tuzak kurun! ﴾39﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾40﴿ Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar. ﴾41﴿ Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler. ﴾42﴿ “Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için.” ﴾43﴿ Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız. ﴾44﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾45﴿ Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız. ﴾46﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾47﴿ Onlara, “Rükû edin (namaz kılın)” dendiği zaman rükû etmezler. ﴾48﴿ O gün vay yalanlayanların haline! ﴾49﴿ Onlar artık ondan (Kur’an’dan) sonra hangi söze inanacaklar? ﴾50﴿

Azim olan Allah ne güzel ne doğru söyledi.

Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın