escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara porno porno escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort ankara escort mersin

Hâkka Sûresi Okunuşu ve Meali

Bismillâhirrahmânirrahîm

El hâkkah(hâkkatu). (1) Mel hâkkah(hâkkatu). (2) Ve mâ edrâke mel hâkkah(hâkkatu). (3) Kezzebet semûdu ve âdun bil kâriah(kâriati). (4) Fe emmâ semûdu fe uhlikû bit tâgıyeh(tâgıyeti). (5) Ve emmâ âdun fe uhlikû bi rîhın sarsarin âtiyeh(âtîyetin). (6) Sehharehâ aleyhim seb’a leyâlin ve semâniyete eyyâmin husûmen fe terel kavme fîhâ sar’â ke ennehum a’câzu nahlin hâviyeh(hâviyetin). (7) Fe hel terâ lehum min bâkıyeh(bâkıyetin). (8) Ve câe fir’avnu ve men kablehu vel mu’tefikâtu bil hâtıeh(hâtıeti). (9) Fe asav resûle rabbihim fe ehazehum ahzeten râbiyeh(râbiyeten). (10) İnnâ lemmâ tagal mâu hamelnâkum fîl câriyeh(câriyeti). (11) Li nec’alehâ lekum tezkireten ve teıyehâ uzunun vâıyeh(vâıyetun). (12) Fe izâ nufiha fîs sûri nefhatun vâhıdeh(vâhıdetun). (13) Ve humiletil ardu vel cibâlu fe dukketâ dekketen vâhıdeh(vâhıdeten). (14) Fe yevme izin vekaatil vâkıah(vâkıatu). (15) Ven şakkatis semâu fe hiye yevme izin vâhiyeh(vâhiyetun). (16) Vel meleku alâ ercâihâ, ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevme izin semâniyeh(semâniyetun). (17) Yevme izin tu’radûne lâ tahfâ minkum hâfiyeh(hâfiyetun). (18) Fe emmâ men ûtiye kitâbehu bi yemînihî fe yekûlu hâumukreû kitâbiyeh. (19) İnnî zanentu enniy mülâkın hısâbiyeh. (20) Fe huve fî îşetin râdıyeh(râdıyetin). (21) Fî cennetin âliyeh(âliyetin). (22) Kutûfuhâ dâniyeh(dâniyetun). (23) Kulû veşrebû henîen bimâ esleftum fîl eyyâmil hâliyeh(hâliyeti). (24) Ve emmâ men ûtiye kitâbehu bi şimâlihî fe yekûlu yâ leytenî lem ûte kitâbiyeh. (25) Ve lem edri mâ hısâbiyeh. (26) Yâ leytehâ kânetil kâdiyeh(kâdiyete). (27) Mâ agnâ annî mâliyeh. (28) Heleke annî sultâniyeh. (29) Huzûhu fe gullûh(gullûhu). (30) Summel cahîme sallûh(sallûhu). (31) Summe fî silsiletin zer’uhâ seb’ûne zirâan feslukûh(feslukûhu). (32) İnnehu kâne lâ yu’minu billâhil azîm(azîmi). (33) Ve lâ yahuddu alâ taâmil miskîn(miskîni). (34) Fe leyse lehul yevme hâhunâ hamîm(hamîmun). (35) Ve lâ taâmun illâ min gıslîn(gıslînin). (36) Lâ ye’kuluhu illel hâtiûn(hâtiûne). (37) Fe lâ uksımu bima tubsırûn(tubsırûne). (38) Ve mâ lâ tubsırûn(tubsırûne). (39) İnnehu le kavlu resûlun kerîmin (40) Ve mâ huve bi kavli şâirin, kalîlin mâ tu’minûn(tu’minûne). (41) Ve lâ bi kavli kâhin(kâhinin), kalîlen mâ tezekkerûn(tezekkerûne). (42) Tenzîlun min rabbil âlemîn(âlemîne). (43) Ve lev tekavvele aleynâ ba’dal ekâvîl(ekâvîli). (44) Le ehaznâ minhu bil yemîn(yemîni). (45) Summe le kata’nâ minhul vetîn(vetîne). (46) Fe mâ minkum min ehadin anhu hâcizîn(hâcizîne). (47) Ve innehu le tezkiretun lil muttekîn(muttekîne). (48) Ve innâ le na’lemu enne minkum mukezzibîn(mukezzibîne). (49) Ve innehu le hasretun alel kâfirîn(kâfirîne). (50) Ve innehu le hakk’ul yakîn(yakîni). (51) Fe sebbıh bismi rabbikel azîm(azîmi). (52)

Sadakallahu’l Azim

Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla

Gerçekleşecek olan kıyamet! ﴾1﴿ Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet? ﴾2﴿ Gerçekleşecek olan kıyametin ne olduğunu sen ne bileceksin? ﴾3﴿ Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar. ﴾4﴿ Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi. ﴾5﴿ Âd kavmine gelince onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgarla helak edildi. ﴾6﴿ Allah onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün. ﴾7﴿ Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun? ﴾8﴿ Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lût kavmi) hep o suçu işlediler. ﴾9﴿ Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı. ﴾10﴿ Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin. ﴾11-12﴿ Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş(kıyamet kopmuş)tur. ﴾13-15﴿ Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur. ﴾16﴿ Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır. ﴾17﴿ O gün (hesap için Allah’a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz. ﴾18﴿ İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: “Gelin, kitabımı okuyun!” ﴾19﴿ “Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.” ﴾20﴿ Artık o, hoşnut bir hayat içindedir. ﴾21﴿ Yüksek bir cennettedir. ﴾22﴿ Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir). ﴾23﴿ (Onlara şöyle denir:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.” ﴾24﴿ Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi.” ﴾25﴿ “Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim.” ﴾26﴿ “Keşke ölüm her şeyi bitirseydi.” ﴾27﴿ “Malım bana hiçbir yarar sağlamadı.” ﴾28﴿ “Saltanatım da yok olup gitti.” ﴾29﴿ (Allah şöyle der:) “Onu yakalayıp bağlayın.” ﴾30﴿ “Sonra onu cehenneme atın.” ﴾31﴿ “Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu.” ﴾32﴿ “Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu.” ﴾33﴿ “Yoksulu doyurmaya teşvik etmiyordu.” ﴾34﴿ “Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.” ﴾35﴿ “Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur.” ﴾36﴿ “Onu günahkârlardan başkası yemez.” ﴾37﴿ Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’dan alıp tebliğ ettiği) sözüdür. ﴾38-40﴿ O, bir şâirin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz! ﴾41﴿ Bir kâhinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz! ﴾42﴿ O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. ﴾43﴿ Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı mutlaka onu kudretimizle yakalardık. ﴾44-45﴿ Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik. ﴾46﴿ Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı. ﴾47﴿ Şüphesiz Kur’an Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür. ﴾48﴿ Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz. ﴾49﴿ Şüphesiz Kur’an, kâfirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir. ﴾50﴿ Şüphesiz Kur’an gerçek kesin bilgidir. ﴾51﴿ O halde sen, yüce Rabbinin adıyla tespih et. ﴾52﴿

Azim olan Allah ne güzel ne doğru söyledi.

Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın